ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLAR İÇİN FİZİKSEL EĞİTİM VE SPORUN ÖNEMİ NEDİR?

Her çocuğun hareket etme, oyun oynama ve spor yapma hakkı bulunmaktadır. Özel gereksinime sahip çocukların da en az, tipik gelişim evrelerinden geçen akranları kadar oyun oynama, fiziksel aktivitelere katılma ve spor becerileri kazanma hakları vardır. Bu sebeple özellikle farklı gereksinimlere sahip çocuklara bu hakların kazandırılması açısından farklı fırsatlar sağlanmalıdır. Özel gereksinimleri olan bireyler için aktivite ortamları, istenen hedefler, kullanılacak materyaller ve öğretim süreçleri düzenlenerek öğretim için uygun koşullar sağlanmalıdır. Çünkü fiziksel eğitim ve spora yönelik programlar ne kadar iyi planlanırsa, bireyin bağımsızlığını arttırmasında ve etkinliklere en üst düzeyde katılım göstermesinde o denli etkili olacaktır. Ayrıca bu aktivitelere daha çok katılım sağlayabilen özel gereksinimleri olan çocukların özgüvenlerinin artmasına, motor becerilerinin aktif çalışarak gelişmesinde büyük bir destek sağlayacaktır. Bu nedenle özellikle özel gereksinimleri olan çocukların fiziksel ve spor faaliyetlerine katılımı, onların hem psikolojik hem de fiziksel açıdan daha güçlü bir konuma gelmelerine olanak sağlayacaktır.

ÖĞRETİLEN FİZİKSEL VE SPOR BECERİLERİN KALICI OLMASI İÇİN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR

Her çocuğun farklı bir öğrenme yöntemi bulunmaktadır. Bu durumda özel gereksinimleri olan çocukların fiziksel ve spor faaliyetleri öğrenmelerinde, uygulamalarında farklı yöntem ve tekniklere başvurularak, öğretilenlerin kalıcılığı sağlanmalıdır. Çocuğun öğrenme şekli belirlenerek, bu yönde öğretimsel yöntemlere başvurulmalıdır. Örneğin ortamlar çocuk için uygun hale getirilmeli, çocuğun bireysel farklılığı göz önünde bulundurularak uygun araç gereçler kullanılmalıdır. Fiziksel ortamın düzenlenmesi ve materyallerin sağlanmasının ardından çocuğun nasıl bir yöntemle daha iyi öğrendiğine odaklanılmalı ve uygulama yaparken bazı hususlara dikkat edilmelidir. Örneğin özel gereksinimleri olan bireyin olabildiğince tipik gelişim evrelerinden geçen arkadaşları ile aynı ortamda tutulması ve etkinliklerde ortak alan kullanılması sağlanmalıdır. Ciddi anlamda farklılık göstermediği sürece okullarda fiziksel anlamda akranlarıyla ortak müfredata tabi tutulmalıdır. Ayrıca her çocuğun öğrenme hızının farklı olduğu unutulmadan, yetersizliği olan bireyin yeterlilikleri ve yapabildikleri dikkate alınarak planlamaları doğru yapılmalıdır. Çocuğun potansiyelini olabildiğince ortaya çıkarmak adına farklı etkinliklerde kendini göstermesi için zaman yaratılmalıdır. Aynı zamanda gereksinimleri farklı olan çocukların, fiziksel aktivitelerin ve spor faaliyetlerinin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul becerileri sağlayıp sağlamadığına bakılmalıdır. Örneğin top ile uygulama yapılan bir etkinlikle çocukta topu tutması için gereken el kaslarının yeterince gelişip gelişmediği, el kaslarıyla ilgili bir sağlık sorunu olup olmadığı dikkate alınmalıdır. Çünkü bu ayrıntı gözden kaçırıldığı takdirde, öğrenciye uygulama esnasında sürekli bir fiziksel destek sağlama ihtiyacı doğacak ve bu beceri kalıcı olarak çocuk tarafından öğrenilemeyecektir. Yine fiziksel aktivitelerin ve spor faaliyetlerinin öğretiminde kalıcılığı sağlamak adına, öğreticinin büyük bir yeri vardır. Öğretici özel gereksinimlere sahip bireyin ihtiyaçlarını iyi gözlemlemeli ve öğretimi yaparken bireye uygun program ve stratejiler geliştirmelidir. Öğretici, bireyin öğretim öncesinde ve sonrasında tüm davranışlarını, hareketlerini kayıt ederek, bireyin gelişimini tüm detaylarıyla kaydetmeli ve eksik kaldığı ya da geliştiği noktaları belirlemelidir. Davranışların olumlu veya olumsuz yönde değişimine göre bireye uygulanan müdahalelerin etkililiği ölçülmelidir. Spor ve fiziksel açıdan öğretilecek tüm hedefler, çocukların bireysel farklılıklarına, özel gereksinimlerine paralel olarak aşamalandırılmalı, küçük adımlar halinde bir yol izlenmelidir. Beceri bir bütün olarak değil de küçük parçalar halinde sunulduğunda, özel gereksinimleri olan bireyin küçük aşamalar halinde bu beceriyi daha rahat öğrenmesi ve alıştırmalarla daha seri ve kalıcı şekilde uygulaması sağlanacaktır. Aşamalı bir zorlaştırmaya gidilerek bu yöntem denenmelidir. Öğretici kişi, özel gereksinimleri olan birey ile diğer bireyler arasında olumlu bir atmosfer yaratmalı, böylelikle iki grup arasında sağlıklı ilişki oluşturulmalıdır. Sağlıklı bir iletişim atmosferinin sağlandığı ortamda, özel gereksinimlere sahip bireylerin kendilerine güvenlerinin ve ayrıca aktivite motivasyonlarının arttığı görülmektedir. Yine öğretim aşamasında, spor ve fiziksel aktivitelerin süresi kısa tutularak, öğrencilerin sıkılmasının önüne geçilerek zinde olmaları, öğretim için elverişli ortamın oluşturulması hedeflenmelidir. Beceri öğretilene kadar, özel gereksinimleri olan bireye doğru imkânlar ve fırsatlar sunulduğu takdirde, tüm bu hususlara ayrıca özen gösterildiğinde; özel gereksinimleri olan bireyler, spor ve fiziksel aktiviteleri kolaylıkla öğrenebilecek ve bu aktiviteleri gelecek hayatlarında birçok alanda genelleyebileceklerdir.

TAVSİYE EDİLEN EK UYGULAMALAR

Eğer söz konusu spor faaliyetleri ve fiziksel aktiviteler, otizm spektrum bozukluğuna sahip bir bireye öğretiliyorsa; öğretim aşamasında birçok ayrıntıya dikkat edilmesi gerekmektedir. Örneğin yapılan öğretim ve faaliyetler esnasında çocuk ile doğrudan göz kontağı kurmak, etkinliklere katılımı açısından çocuğu ortamda doğru yere konumlandırmak, çocuğun aktivitelere olan ilgisini ve dikkatini en üst seviyeye çıkaracaktır. Bu bireylere verilen yönergeler oldukça kısa ve net olmalı, olumsuz ifadeler yerine olumlu ifadeler tercih edilmelidir. Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerin özellikle koku, ses gibi bazı uyaranlara karşı aşırı hassas olduğu unutulmamalı ve öğretim ortamından bu uyaranların kaldırılmasına dikkat edilmelidir. Ayrıca çocukları belirli aralıklarla başarıları sonucu ödüllendirmek, onları özel gereksinimlerine rağmen başarıya teşvik etmek açısından önemlidir.

Eğer söz konusu spor faaliyetleri ve fiziksel aktiviteler, hareket yetersizliğine sahip bir bireye öğretiliyorsa; tekerlekli sandalye, yürüteç ve benzeri araçlara gereksinimi olan çocukların, öğretim ortamına giriş ve çıkışlarında herhangi bir zorlukla karşılaşmamaları için önlemler alınmalıdır. Örneğin bulunulan zeminin aşırı kaygan veya pürüzlü olmamasına dikkat edilmeli, fiziksel aktiviteler esnasında engel türüne uygun destekleyici materyaller kullanılmalıdır.

Yine spor faaliyetleri ve fiziksel aktivitelerin öğretildiği bireyde işitme kaybı var ise; öğretim esnasında ya da aktivite uygulanırken, çocuk ile direkt göz teması kurulmalı, basit ve kısa yönergelerle anlaşılabilir bir iletişim sağlanmalıdır.

Görme yetersizliği olan bir çocuğa öğretim yapılıyorsa, özellikle çocuğa verilen yönergeler, görsel uyaranlar vasıtasıyla anlatılmalı, çocuğun aktivite esnasında materyallere dokunması sağlanmalıdır. Betimleyici anlatımlarla, faaliyetin gerçekleştirildiği ortamın ve kuralların anlatılması yine birey için öğretimin kolaylaşmasını sağlayacaktır.

Sonuç olarak, spor faaliyetlerinin ya da fiziksel aktivitelerin; engelleri olan, yetersizliğe sahip bireylere öğretilmesi ve aşılanması açısından tüm bu detaylara dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu ayrıntıların özenle takip edilmesiyle, farklı gelişim özelliklerine sahip bireylere de spor ve fiziksel anlamda beceriler kazandırılarak, bu bireylere psikolojik ve fiziksel anlamda güçlü bir karakter sunacaktır. Farklı yöntem ve uygun stratejiler ile özel gereksinimlere sahip bireylerin de fiziksel aktivite ve spor açısından aktif oldukları, öğrendikleri becerileri hayatları boyunca genelleyebildikleri unutulmamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Name *